disscuss print

ASP.NET - PHP Linux Hosting - Tıkla sipariş ver...

1 saniyede kadın benliğine yolculuk

1 saniyede kadın benliğine yolculuk_resim
Özgür Akarsu tarafından yazılan ’Hayatımın Bilgisi’ adlı oyun sahnede. Oyunda beyaz yakalı bir kadın çalışanın, bir sunum sırasında benliğinin derinliklerine doğru çıktığı yolculuk anlatılıyor.

'Hayatımın Bilgisi' bugüne kadar farklı mekânlarda 7 oyun sergiledi. 20 Şubat’ta Şermola Performans’da, 6 ve 20 Mart’ta ise Sekizincikat'ta olacak. Oyunun fikir aşamasından sahnelenmeye kadar olan süreci kendisi de bir 'beyaz yakalı çalışan' olan yönetmen Akarsu'dan dinledik.

- Oyunu nasıl yazdınız?
Başarılı ve mutlu dünyaların ardında olup bitenlere doğru kısa bir yolculuk. Kariyer gelişimi üzerine sunum yapan bir kadının gözlerini kapatıp açtığı 1 saniye boyunca kafasından geçenleri izliyoruz. 80’lerde doğmuş, bir kuşağın hal-i pür melali. Bu metinde anlatılanlar uzun zamandır farklı suretlerle kafamda dolaşıyordu. Kadın hikâyesi olsa da, evrensel ve genel dertlere temas ediyor: Neden huzursuzuz? Neden kendimize ve başkalarına bu kadar rahat yalan söylüyoruz? Neden terapi seanslarına, diyetisyenlere, yaşam koçlarına ihtiyaç duyuyoruz? diye soruyor.

- Tanıtımında hep '–mış gibi yapan kadını' ele aldığınız yazıyor.. İçindeki sesleri susturamayan kadın…
Oyunun büyük bir kısmı, ana karakter Meral’in monoloğu. Hikâyesinden şunu çıkarmak mümkün: Hayatın ona sunduğu nimetleri, maddi-manevi çıkarları red etmemiş ama ruhunu zenginleştirecek, vicdanını temizleyecek şeyler aramış. Bu nedenle hep bir iç çatışma yaşamış.

Çatışma kötü bir şey değildir!
- 'Beyaz yakalı çalışan bir kadın’ diyorsunuz. Yani ‘başarılı’ bir kadın. Fakat iç dünyasındaki çığlığı duyuramayan birisi... Bir çatışma mı izleyeceğiz?
Evet, oyun kesinlikle bir çatışma hikâyesi. Özellikle de bu çatışmayı ortaya çıkartan etmenlerin nasıl doğduğuna, nasıl ruhumuzun derinliklerine işlediğine dokunuyor. Ancak sonunda şunu söylüyor Meral bize, çatışma, huzursuzluk adına ne derseniz deyin, kötü bir şey değildir. Gayri insani bir toplumsal düzende kaçınılmazdır. Bu nedenle de içerisinde umut taşır.

Hepimiz aynı dertten mustaribiz
- Oyunu gözlemlerden yola çıkara mı yazdınız, yoksa tanık olduğunuz bir hikâye mi?
Adorno’nun sözünü hatırlıyorum bunları söylerken: “yanlış bir hayat doğru yaşanmaz”. Meral ise hem güzel olsun, hem doğru yaşayayım diyor. Hayat buna izin vermiyor. Çevremdeki insanlara baktığımda, kendim de dâhil olmak üzere, erkek/kadın birçok kişinin benzer dertlerden mustarip olduğunu görüyordum. Hayatımızın en güzel yılları, marşlar, dualar, saçma sapan safsatalar ezberletilerek, at yarışından beter sınavlara hazırlanarak geçti. Kamusal vahşi bir rekabet ortamında kendimiz gibilerin üzerine basıp, daha iyi, daha başarılı olmaya çalıştık. Sonra diplomalarımızı elimize alıp ölünceye kadar 8-6 saat çalışacağımız bir hayatın içine koşturduk. Bu koşturmaca tabii ki belirli yaralar açıyor insanların ruhunda. Oyun da bu yaralarla ilgili.

AKŞAM



computer ASP.NET - PHP Linux Hosting... Tıkla sipariş ver...

Bu haber 12/02/2014 08:12 tarihinde eklenmiştir.

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
captcha
 
Authors